Naftalan Mucizesi Naftaderm ile Hayat Buldu.

Naftalan Mucizesi Naftaderm ile Hayat Buldu.

29/05/2018 0 Yazar: admin

Cilt Hastalıkları Konusunda Uzun Yıllar Sürdürülen Klinik Araştırmalar Sonucu Naftaderm Sedef ve Egzama Hastalarına Umut oldu.

Benzeri olmayan Naftalan yatağı en az yüzlerce yıl önceden bilinmektedir. Naftalan alanında bulunan eski sikkeler sadece son bin yıla aittir. Kaynaklara göre buraya tedavi amaçlı hem yakın çevrede yaşayan halk hem de diğer ülkelerden insanlar gelmişlerdir. Bunlar Avrupalılar,Azerbaycanlılar, Farslar, Araplar, Hintliler ve Ruslardır.

Naftalan yağı tarihi 4 ana döneme bölünebilir.Naftalan yağının tarihi 5 ana döneme bölünebilir.

1- Tarihi dönem XII-XVIII. yüzyılları kapsamaktadır. «Dağ yağı» olarak bilinen şifali naftalan yağı ve Naftalan’dan develer üzerinde taşındığına ilişkin ilk yazılı kayıtlara büyük Azerbaycan şairi Nizami Gencevi’nin (1141-
1201) eserlerinde rastlanmaktadır.
Naftalan ile ilgili ikinci yazılı kaydı, Çin’e giderken yolu Azerbaycan’dan geçen, XIII. yüzyılın ünlü İtalyan gezgin Marko Polo’nun [1] yazılarında bulmuş oluyoruz. «Büyük Tatariya Üzerine» adlı eserinde Polo şunları belirtmektedir: «…Orada birçok devenin yüklenebileceği dağ yağı/nafta ile büyük kuyu var. Bu yağ yemek için değil, diğer rahatsızlıklarda olduğu gibi yalnızca insan ve hayvan cilt hastalıklarının tedavisi için merhem yerine kullanılmaktadır…».

2- Tarihî dönem, çimentolu «banyo binasını» tarihte ilk inşa eden Alman maden mühendisi Jaeger’e dayanır. Bu banyo, Jaeger’in «naftalan» merhemini yaptığı ve insanların naftalan yağı içinde banyo yaptıkları için para almaya başladığı yerdi.

Önce sanayi amaçlı petrol çıkartmayı planlayan Jaeger, o zamanda aşılması güç olan teknik ve ekonomik nitelikli zorluklarla karşılaşmıştır. Bunlar: Naftalan’ın Bakü’den uzak olması ve naftalan petrolünün yanmazlığıdır.

Bu sebepler, Jaeger’i şifalı naftalan üretimini sadece sığ derinliklerden yapmaya itmiştir. Şifalı petrolün sığ yatakları (150-400 m), naftalan petrolünün komşu ülkelerde şifalı ilaç olarak çok tanınmış olması, naftalanın sadece cilt hastalıklarından değil, diğer hastalık çeşitlerinden
de etkili olması muhakkak Jaeger’in ilgisini çekmiş olmalıdır [2-16].

Tedavi alanında yüzyıllarca geliştirilmiş olan naftalan yöntemi hiçbir zaman ilaç olarak kayıtlara girmemesine rağmen bu alanda büyük rol oynamıştır. Günümüzde ülkemizde de kullanılan naftalan ilaçlarlarının kökleri, Jaeger’in naftalan merheminden daha çok halk tecrübesinden gelmektedir.

3-dönem, naftalanın temelden incelenmesi yani fiziksel, kimyasal ve jeolojik özelliklerinin Azerbaycan’da araştırılması, Sovyetler dönemi ile başlamıştır. 1920 yılından sonra Azerbaycan’daki petrol ve gaz yatakları sistematik ve düzenli olarak araştırılmaya başlamıştır.Bununla birlikte eşsiz tedavi özellikleri ile naftalan yağına olan ilgi de artmıştır. O zamandan itibaren doğanın hediyesi sayılan bu maddenin sıra dışı nitelikleri konusunda planlı şekilde araştırmalar yapılmaktadır.

4- dönem, naftalanın ilaç endüstrisinde önemli rol oynamaya başladığı bilimsel-teknik düşüncenin gelişmesi için şartların oluştuğu bir dönemdir. NAFTADERM Şirketi, önceki araştırmacıların naftalan yağının aktif bileşeni olan naften hidrokarbonlara kadar zenginleştirilmesi ile ilgili elde ettikleri sonuçlara dayanarak naftalanın araştırılmasına büyük katkıda bulunmaktadır. Ayrıca bugün Naftaderm, Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Desteğiyle Türkiye de tek ve gerçek Naftalan yağının araştırılması, Geliştirilmesi ve bu konuda Naftalan’ın Naftaderm Markasıyla Dermatoloji alanında bütün dünyaya satılmasını sağlayan tek markadır.